
3 "tatlı su balığı" etiketi kullanan gönderi
"tatlı su balığı" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar

Üretim ve yetiştiricilikte kullanılacak su, alabalığın biyolojik yönden değişik evrelerindeki isteklerine cevap verecek niteliklere sahip olmalıdır. İdeal özelliklere sahip bir su kaynağı yaz aylarında kuruyorsa, balık yetiştiriciliği açısından önemli riskleri beraberinde taşır. Bu nedenle alabalık yetiştiriciliğinde kullanılacak olan sular; kaynakları, miktarı (debisi), fiziksel ve kimyasal özellikleri yönünden iyice incelenmelidir.Balık yetiştiriciliğinde kullanılacak sular yapılarındaki çözünmüş gazlar ile inorganik maddelerin oranları nedeniyle farklı özelliklere sahiptir. Bu nedenle alabalık üretimindeki kullanılabilecek su kaynaklarını 5 kısımda inceleyebiliriz. Bunlar:
Kaynak suları
Akarsular
Göller
Yeraltı suları
Deniz suları
Sazan (Cyprinus carpio) ılıman iklim bölgelerinin ekonomik öneme sahip bir tatlı su balığı türüdür. Yüksek su sıcaklığını sevmesinin yanında düşük su sıcaklıklarına da dayanıklı olup kontrollü (entansif) yetiştiricilik için çok uygundur. Az miktarda oksijene ihtiyaç duyar ve 4-30 C arasındaki su sıcaklığı değişimlerine kısa sürede uyum sağlar.Aynalı sazan olarak da adlandırılan kültür sazanı, doğal sazanın kültüre alınmış formudur. Doğal sazana göre daha yüksek sırtlı, tıknaz, vücudunun büyük kısmı pulsuz,pulları vücudunun değişik bölgelerine dağılmış ve yuvarlak, hızlı gelişen ve yapay yetiştiricilik koşullarına iyi uyum gösteren ve yem değerlendirmesi yüksek olan bir türdür.Türkiye’de 1970 yılından beri yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ancak, son yıllarda yeterli ilgiyi görmemektedir.Doğal yaşam alanı, göller ve nehirlerdir. Su sıcaklığı ve yem durumuna bağlı olarak hızlı büyüyen bir balıktır. 20–25 yıl hatta 35-40 yıl yaşadıkları ve boylarının 1 m’nin üzerine çıktığı, ağırlıklarının ise 25-30 kg’a ulaştığı bildirilmektedir.

Sazan Balığının Özellikleri
Sazan dipten beslenen hem etçil hem de otçul (omnivor) bir balıktır. Besinlerini;bentik su hayvanları, plankton, bitki parçaları ve bitkisel artıklar oluşturur.Dipteki küçük su canlılarını çamurla birlikte alıp besinleri yedikten sonra çamuru geri atar. Bu nedenle, çamur içinde oyuklar açar. Büyük sazanların bazı küçük balıkları yedikleri de gözlenmiştir. En iyi yem alımı ve değerlendirmesi,16–25 C su sıcaklıklarında ve özellikle 23–24 C' de olur.
Doğal ortamları olan, göller ve yavaş akan nehirlerde gruplar hâlinde su sıcaklığı 18–22 ºC olduğunda yumurtlar. Bitkilere yapışan yumurtalardan 3–4 günde larva çıkışı olur.
Yumurtlama mayıs-temmuz ayları arasında su sıcaklığı 18–20 ºC’ye ulaştığında sığ ve bol bitkili su kesimlerinde olur. Sazanın üremesinde en önemli faktör su sıcaklığı olduğundan, kuzey ülkelerinde nadiren ürer veya hiç üremez.
Yumurtlamayı bir haftada tamamlanır.
Genelde vücut şekli bakımından diğer canlılarda görülmeyen şekilde, çok çeşitlilik gösteren balıklar, aynı ailenin bireyleri olması durumunda benzerlik gösterirler. Bunun dışında sazan balığı, yayın balığı, yılan balığı ve vatoz balığı hiçbir zaman birbirlerine benzemedikleri gibi, bir deniz ejderi denen ve onun yakın bir akrabası denizatı, deniz iğnesi denilen formlar bir balığı andırmazlar.
Bunun dışında, özellikle denizlerde, yüzeyde yaşayan (pelajik) formların yanında, dip balıkları ve derin deniz balıkları birbirleriyle karşılaştırıldıklarında, bu farklılıkları daha da belirli bir şekilde görmek mümkündür. Balıkların yapısında, yaşadıkları çevreye uygun olarak meydana gelen farklılaşmalarda gözlenir. Örneğin yılan balıkları tatlı sularda nehir ve göllerin çevre duvarları içindeki oyuk ve deliklere arka arka girerek önlerinden geçen küçük balık ve kurbağaları kolaylıkla avlarlar. Bunun için de böyle bir ortama uyma zorunda bulunduklarından şekilleri de bu davranışlarına en uygun olduğu sanılan yılanvari bir gelişme göstermiş olmalıdır. Bazıları yanlardan yassılaşmışlardır. Dil balıklarında olduğu gibi. Bazı balıklar da sırt-karın istikametinde basık bir şekil almışlardır.Örneğin denizlerde yaşayan vatoz balığı gibi. Vatoz balığı sırt-karın istikametinde yassı bir şekil almış olup.kuyruğunun ortalarına rastlayan yerde, yukarı doğru dikey olarak duran bir zehir iğnesi taşır.Bu balık istirahat hâlinde iken zeminde özellikle plaj bölgelerinde veya daha derince sularda kum altında 5-10 cm derinlikte yatar. Üzerine basılırsa veya bir düşmanı ile karşılaşırsa kuyruğundaki zehir dikeni ile karşı koyar. O hâlde bu balık da avını kum altında yatarak beklediği için, vücut şekli böyle bir hayat ortamına ( habitata )uygun olarak gelişmiştir.Hepimizin bildiği gibi, pelajik balıkların bir çoğu füze şeklini (iğ şekli) almışlardır.Bunlara örnek olarak ton balığı; palamut ve torik balıkları; uskumru ve kolyozlar gösterilebilir. Böyle balıklar hayatlarını yüksek su içinde rahatlıkla sürdürebilirler. Süratli hareket etme yetenekleri bulunduğu için avlarını kolaylıkla yakalarlar. Kuşkusuz, bu arada balıkların baş ve kuyruk yapıları da hareket yetenekleri ile orantılı ve ortama en iyi uyum sağlayabilecek şekilde gelişme gösterir. Bundan başka, aynı amaç doğrultusunda gözlerin büyüklüğü ve solungaç kapağı, ağız ve burun yapısının şekil ve büyüklükleri de bu ortama uyma ve böyle bir ortamda esas amacına ulaşma doğrultusunda (av bulma ve yakalama) gelişme gösterecektir.

Balıklarda yüzgeçlerin durumu, pulların yapısı, dağılışı ve büyüklükleri de duyulan gereksinime cevap verebilecek şekilde ve uygun oranda gelişir. Bu sebeple, bazı balıklarda pul da bulunmayabilir. Örneğin, yayın balığı.Nihayet, balıkların çok değişken renklerinin de hayatlarını kolaylaştırmada önemli bir faktör olduğu söylenebilir. Bu renkler bazen avlarını yakalamada onlara büyük bir kolaylık sağladığı gibi, bazen dedüşmanlarını korkutmaya yararlar.